Tampak
Premium görünümde sosyal medya gridleri, üretim odaklı post serileri ve markanın endüstriyel gücünü vurgulayan kurumsal içerikler.
6. YIL // 26 KASIM 2026
Tasarım, hikâye, müzik ve farklı evrenlerde yaşayan bir karakter: Kübuto. Altıncı yıla doğru geri sayım başladı.
BEKA'NIN KENDİ EVRENİ
Kübuto tek bir formda yaşamıyor. Uzaydan denize, mitolojiden sanata, karanlık dünyalardan masalsı evrenlere geçiyor.
PORTFOLYO
Son dönemde hazırlanan güçlü seçkiler burada toplandı. Her mockup, onaylanan sunumların sitede yerleştirilmiş vitrin versiyonu; görseller büyütülerek incelenebilir.
Premium görünümde sosyal medya gridleri, üretim odaklı post serileri ve markanın endüstriyel gücünü vurgulayan kurumsal içerikler.
Üreten gençleri görünür kılan, başarı hikâyelerini öne çıkaran ve kanalın enerjisini yansıtan kapaklar ile yaratıcı tanıtım görselleri.
Darbuka serisinin sıcak ve samimi dilini taşıyan thumbnail, sosyal medya postu ve seri kimliği çalışmaları; kullanıcı da bu projenin yaratıcı yüzünde yer alıyor.
İştah açıcı ürün sunumları, menü estetiği, maskot yaklaşımı ve tatlı odaklı kampanya görselleriyle markanın lezzet dilini taşıyan seçki.
Tek bir bütün oluşturan 12’li Instagram grid kampanyası. Kayıt dönemi iletişimini; okul binası, indirim mesajı ve iletişim alanlarıyla net, premium ve dikkat çekici biçimde sunuyor.
BEKA ARŞİVİ
Bu tasarım 5. yıl için hazırlanan orijinal çalışmadır; görselin içeriğine hiçbir müdahale edilmedi.
Hikâyeyi Gör
COSMICBAND
Müzik, hikâye ve görsel evrenin aynı yerde buluştuğu kişisel bir proje. Şarkılar; kimlik, yalnızlık, dönüşüm ve yeniden kendi merkezini bulma fikri etrafında dolaşıyor.
Spotify’da Dinle ↗HAKKIMDA
Bazen bir markanın kimliğini toparlarken, bazen bir karakteri başka bir evrene gönderirken, bazen de kendimi “şuraya küçük bir detay daha eklesem mi?” diye tasarımın içinde kaybolmuş hâlde buluyorum.
Grafik tasarım, sosyal medya, illüstrasyon ve hikâye anlatımı benim için birbirinden ayrı şeyler değil. Bir fikrin yalnızca güzel görünmesini değil, bir karakteri, atmosferi ve anlatacak bir şeyi olmasını seviyorum. Bu yüzden çalışmalarımın arasında kurumsal markalardan uzaya, tatlılardan fantastik karakterlere kadar biraz geniş bir evren görebilirsin. Evet, bazen gerçekten fazla geniş. :)
En çok sevdiğim şey ise boş bir sayfanın karşısına oturup, henüz ortada hiçbir şey yokken “Buradan ne çıkar?” diye düşünmek. Sonrası genellikle bolca sekme, biraz müzik, gereğinden fazla alternatif ve sonunda “tamam, şimdi oldu” dediğim bir tasarım.
Kısacası; fikir üretmeyi, o fikre bir dünya kurmayı ve ortaya bana ait bir iz bırakmayı seviyorum.
NELER YAPIYORUM?
Fikirleri alıp biraz kurcalıyor, biraz sadeleştiriyor, bazen de gereğinden fazla düşünüp sonunda görsel bir dünyaya dönüştürüyorum. İşin konusu değişse de peşinde olduğum soru genelde aynı: “Bunu daha iyi ve daha farklı nasıl anlatabiliriz?”
Tek bir post tasarlayıp vedalaşamıyorum. Grid nasıl devam eder, story’de nasıl yaşar, marka dili nasıl korunur… Biraz fazla düşünüyorum ama genelde işe yarıyor. :)
Bir logo tek başına marka olmaya yetmiyor. Renk, tipografi, görsel dil ve küçük detayları bir araya getirip markaya kendine ait bir karakter kazandırmayı seviyorum.
Burası işlerin zaman zaman kontrolden çıktığı alan. Bir karakter çiziyorum; birkaç tasarım sonra kendisini uzayda, denizin altında veya başka bir çağda bulabiliyor. Kübuto bu konuda en iyi tanık.
Bir görsel güzel olabilir; ama bana göre asıl mesele, baktığında sende bir şey bırakması. O yüzden tasarımın arkasında küçük de olsa bir hikâye olmasını önemsiyorum.
Thumbnail, seri kimliği, kampanya görselleri ve içerik dünyaları… İzleyicinin kaydırırken durup “Bir bakayım.” dediği o birkaç saniyeyle gereğinden fazla ilgileniyorum.
Kısacası: fikir geliyor → biraz kaos oluyor → tasarım çıkıyor.
İLETİŞİM
Aklında bir fikir, marka, proje ya da henüz tam şekillenmemiş bir “bir şeyler var ama nasıl anlatacağımı bilmiyorum” durumu varsa, konuşabiliriz. Bazen en iyi işler zaten biraz dağınık bir fikirle başlıyor.
Sen fikri getir, gerisini birlikte kurcalarız.“Buraya kadar geldiysen, aynı evrende buluşmuşuz demektir.”